Horlama

Horlama ve Uyku Apnesi

Yazar: Prof. Dr. Zerrin Pelin, Kategori: Horlama

Horlama

Yüksek sesli horlama uykuda solunum ciddi bir sağlık probleminin habercisi olabilir. Horlama solunum yollarındaki hava pasajının yeterli açıklıkta olmadığına işaret etmekte olup, oldukça şiddetli bir horlama dar bir alandan hava geçişinin zorlanarak yapıldığını göstermektedir. Yetişkinlerin %10 ile %30’unda horlama görüldüğü tahmin edilmektedir. Bu kişilerin çoğunda horlama basit horlama adı verilen ciddi sağlık problemlerine yol açacak boyutta değildir. 100 kişiden yaklaşık beşinde şiddetli horlama ile birlikte uykuda nefes durmalarının, dolayısıyla obstrüktif uyku apne sendromu adı verilen hastalığın varolduğu öngörülmektedir.

Obstrüktif Uyku Apnesi

Normal çocuk ve erişkinlerde solunum yolunu açık tutan kasların kasılmasıyla üst soluk yolu açık kalır. Bu kasların uykuda gevşemesi ile birlikte üst soluk yolunda hafif bir daralma meydana gelir, ancak bu durum hava geçişinde problem yaratacak düzeyde olmaz. Oysa uyku apne sendromunda uykuda üst hava yollarında ortaya çıkan daralma solunumu ciddi düzeyde güçleştirir. Bu bölgedeki daralma ki bu zaman zaman tam kapanma da olabilir, beyinde solunumun güç yapıldığına … >>>Yazının devamı için tıklayınız

Uyku Apnesi ve Kalp Hastalıkları

Yazar: Prof. Dr. Zerrin Pelin, Kategori: Horlama

Obstrüktif uyku-apne sendromu kalp ve damar hastalıkları ile sıkı bir ilişki içindedir. Ölümcül olabilecek kardiyak ritm bozuklukları olabileceği gibi myokard enfarktüsü ve beyin damar hastalıkları, hipertansiyon, kalp yetmezliği ve depresyon gibi rahatsızlıklar açısından artmış risk taşırlar.

Hipertansiyon: Uyku apne sendromlu hastaların yarısından çoğunda hipertansiyon vardır. Tedaviye dirençli hipertansiyonu olan hastaların ise üçte birinde uyku-apne sendromu olduğu bildirilmektedir. Uyku apnesinin ağırlığı arttıkça hipertansiyon sıklığı da artar. Uyku apne sendromu tanı ve tedavisi ile hastaların kullandığı tansiyon ilaçları genellikle fazla gelmeye başlar, hastaların tansiyon ilaçlarının dozu bazen azaltılır bazen de ilaçlar tamamen kesilir.

Kalp krizi ve koroner arter hastalığı: Kalp krizi geçiren hastaların %35-65inde uyku apne sendromu saptanmıştır. Uyku apnesi olan hastaların ,olmayanlara oranla 5 yıllık yaşam süreleri incelendiğinde ölüm oranları arasında 6,5 kat fark olduğu saptanmıştır.

Kalp ritm bozukluğu (Aritmi): Uykuda ortaya çıkan nefes durmaları sırasında en sık kalp ritminde artma ve azalma şeklinde ritm bozukluğu görülmekle birlikte kalp atımını bloke … >>>Yazının devamı için tıklayınız

Şişmanlık ve Uyku Apnesi

Yazar: Prof. Dr. Zerrin Pelin, Kategori: Horlama

Şişmanlık vücut ağırlığının normalden fazla olması anlamına gelir. Vücut ağırlığı Beden Kitle İndeksi (BKİ) adı verilen bir indeks ile tanımlanır ve kilogram cinsinden kilonun metrekare cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesi ile hesaplanır (Örneğin 180cm boyunda 80kg bir kişinin BKİ: 80/1.80×1.80= 24.69).  Normal sınırlar, kadınlarda BKİ 19-24kg/m2, erkeklerde 20-25kg/m2 olup 30’un üzerindeki BKİ değerleri obezite, 40’ın üzerindeki değerler ölümcül obezite olarak değerlendirilmektedir. Şişmalık ya da obezite, hipertansiyon, şeker hastalığı, koroner damar hastalıkları, yüksek kan yağ düzeyleri, kolon, prostat, meme ve kadın üreme organlarına ait kanserlerle ilişkili çok ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
Obstrüktif uyku-apne sendromu, horlama, uykuda tekrarlayan nefes durmaları ve buna bağlı olarak gelişen oksijen düşüklüğü ve gündüz uyku hali ile karakterize oldukça sık görülen bir hastalıktır. Damar hastalıkları için tanımlanan tüm risk faktörlerinden bağımsız olarak tek başına kalp-damar hastalıkları için büyük risk artışına yol açtığı bilinmektedir. Şişmanlık tek başına uyku-apne sendromuna yol açan bir faktör olmamakla birlikte, … >>>Yazının devamı için tıklayınız

Horlama tehlikeli midir?

Yazar: Prof. Dr. Zerrin Pelin, Kategori: Horlama
Basit horlama, sırtüstü pozisyonda belirgin hale gelen, yorgunlukla ve alkol alımı ile artan kesintisiz bir sestir. Eğer solunum düzensizliklerine yol açmıyorsa ve uykuyu bölmüyorsa bu tip horlamanın zararsız yani başka hastalıklara yol açma potansiyelinin olmadığı düşünülür. Bununla birlikte horlama yaşın ilerlemesi ve kilo ... >>>